Muhtelif Meseleler

11.11.2020

2582

Zahiri Mün'im Ne Demektir?

Birinci sözde geçen "zâhiri münʼimler" ne demektir?

11.11.2020 tarihinde cevaplandı.

Cevap

İlgili yer şöyle geçmektedir:

Bir padişahın kıymetdar bir hediyesini sana getiren bir miskin adamın ayağını öpüp, hediye sâhibini tanımamak ne derece belâhet ise, öyle de; zâhirî mün‘imleri medih ve onlara muhabbet edip Mün‘im-i Hakîkî’yi unutmak, ondan bin derece daha belâhettir.1

Metinde anlatılan örnekte, bir padişahın çok kıymetli hediyesini sana ulaştıran sıradan bir elçiye aşırı hürmet edip hediyenin gerçek sahibini hiç tanımamak büyük bir akılsızlıktır. Yani size birisi hediye göndermiş, hediyeyi gönderene değil de o hediyeyi getiren kargocuya tüm hürmet ve teşekkür vermek büyük bir nankörlüktür. Çünkü kargocu sadece aracı ve getirendir. Hediyeyi ne kendi gücüyle üretmiş ne de kendisi düşünüp vermiştir. Asıl teşekkür, sevgi ve hürmet hediyenin gerçek sahibi olan hediyeyi gönderene yönelmelidir. Mesela bir okulda, bakanlıktan gelen bir bursu getiren memura teşekkür edip, bursu veren devleti hiç hatırlamamak ne kadar yanlışsa; burada da durum aynıdır.
“Zâhirî mün‘imler” ise nimeti bize doğrudan ulaştıran, gözle gördüğümüz ve sebepler âleminde karşımıza çıkan vasıtalardır. Anne-baba, öğretmen, işveren, doktor; güneş, yağmur, toprak; ağaç, hayvan ve bitkiler bu zâhirî mün‘imlere örnektir. Mesela anne çocuğa süt verir, ağaç meyve sunar, inek süt üretir, güneş ısı ve ışık sağlar. Ancak bunların hiçbiri nimeti kendi iradesiyle, kendi kudretiyle yaratmış değildir. Hepsi kendilerine verilen görevle hareket eden kargocu/aracı hükmünde birer vasıtadır.
"Mün‘im-i Hakîkî" yani hakiki nimet verici ise bütün bu zâhirî (görünen) sebeplerin arkasında nimeti yaratan ve onları bize hizmetkar yapan Allah’tır. Ağacı meyveli kılan, ineğe sütü veren, anne kalbine şefkati koyan O’dur. Bu yüzden sadece zâhirî mün‘imleri övüp sevmek, asıl nimeti veren Allah’ı unutmak, hediyeyi getiren elçiyi padişah zannetmekten çok daha büyük bir gaflettir. Doğru olan, sebepleri inkar etmeden fakat nimetin gerçek sahibini bilerek şükür ve muhabbeti önce Allah’a yöneltmektir.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 3.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız