Öncelikle Allah’a ait sıfatların insan duyguları gibi düşünülmesi doğru değildir. Çünkü İslam inancına göre Allah "yaratılmışlara benzemez" (tenzih ilkesi).1 Bu yüzden Kur’an’da geçen "öfke", "gazap", "intikam" gibi ifadeler, insanlardaki duygusal patlamalar gibi anlaşılması doğru değildir. Bunlar, Allah’ın kurduğu adalet sisteminde zulme, haksızlığa ve bilinçli isyana karşı verdiği karşılığın, insanın anlayabileceği bir dille anlatılmasıdır. Yani burada amaç, soyut ve mutlak ilahi adaleti somutlaştırarak insana kavratmaktır. Kur'an'dan birkaç örnek verecek olursak;
Kim de bir mü'mini (katlini helâl sayarak) kasden öldürürse, artık cezâsı, içinde ebediyen kalıcı olarak Cehennemdir; hem Allah ona gazab etmiş, ona lâ'net etmiş ve onun için (pek) büyük bir azab hazırlamıştır!2
Bir de Allah hakkında kötü zan ile zanda bulunan münâfık erkeklerle münâfık kadınlara ve müşrik erkeklerle müşrik kadınlara azâb etsin! O kötü âkıbet kendi başlarına gelsin! Çünki Allah onlara gazab etmiş, onları lâ'netlemiş ve onlar için Cehennemi hazırlamıştır. Artık (o) ne kötü bir dönüş yeridir!3
Kur’an’da geçen "Allah’ın gazabı" ifadesi, aslında O’nun adaletinin yansımasıdır. İnsan öfkelendiğinde kontrol kaybı yaşayabilir fakat Allah için böyle bir durum söz konusu değildir. İmam Gazali bu konuyu açıklarken, Allah’ın gazabının bir duygu değil, "cezalandırmayı irade etmesi" anlamına geldiğini söyler. Yani Allah öfkeye kapıldığı için değil, adalet gereği cezayı hak eden fiile karşılık verir. Aynı şekilde "intikam" da insandaki gibi kin ve hırsla değil, bozulan düzenin yeniden adaletle kurulması anlamına gelir.4
Bu mesele kelâm ilminde "müteşabih sıfatlar" başlığı altında ele alınmıştır. İmam Maturidi ve İmam Eşari gibi alimler, bu tür ifadelerin ya tevil edilmesi (yani mecaz anlamda anlaşılması) ya da "nasıl olduğu bilinmeden kabul edilmesi" gerektiğini söylemişlerdir. Çünkü Allah’ın özelliği insan aklının tam kavrayamayacağı kadar farklıdır. Bu yaklaşım, Allah’ı insana benzetme hatasından (teşbih) korur.5
Hadislerde de benzer bir anlatım vardır. Peygamber Efendimiz, Allah’ın rahmetinin gazabını geçtiğini ifade etmektedir. Bu, Allah’ın temel ilişkisinin ceza değil merhamet üzerine kurulu olduğunu gösterir. Yani gazap ve ceza, sistemin istisnai ve adalet gereği olan yönüdür. asıl olan rahmettir.
Sonuç olarak, Allah’a "öfke" veya "intikam" isnat edilmesi, O’nu insan gibi duygusal bir varlık olarak görmek anlamına gelmez. Bunlar, İlâhî adaletin ve düzenin, insanın anlayabileceği bir dil ile ifade edilmesidir. Bu yüzden doğru yaklaşım, bu kavramları mecazi veya nasıl olduğu bilinmeden kabul edilmesi anlamlarıyla değerlendirmektir.
Metin Yurdagür, "Tenzih", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2011, c. 40, s. 472.
Nisa 4/93.
Fetih 48/6.
İlyas Üzüm, "Gazap", TDV İslâm Ansiklopedisi, 1996, c. 13, s. 434-435.
İlyas Çelebi, "Sıfat", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2009, c. 37, s. 100-106.

