Soruda bahsedilen "üç cihetle zarar" orjinal metinde şu şekilde geçmektedir:
[Bir Düstûr]
Risâle-i Nûr talebeleri, Risâle-i Nûr’un dâiresi hâricinde nûr aramamalı ve aramaz. Eğer ararsa, Risâle-i Nûr’un penceresinden ışık veren ma‘nevî güneşe bedel, bir lâmbayı bulur. belki güneşi kaybeder.
Hem Risâle-i Nûr’un dâiresindeki hâlis ve pek kuvvetli; ve her bir ferdine çok rûhları kazandıran; ve Sahâbenin sırr-ı verâset-i nübüvvetle meşreb-i uhuvvetkârânesini gösteren meşreb-i hıllet ve meslek-i uhuvvet ise, hâriç dâirelerde olan o pedere ve o mürşide, üç cihetle zarar vermek sûretiyle bir pederi aramaya ihtiyâç bırakmaz. Bir tek peder yerine, pek çok ağabeyleri buldurur. Elbette büyük kardeşlerin müteaddid şefkatleri, bir pederin şefkatini hiçe indirir....
Hem hâriçteki irşâda hevesli zâtlar, Risâle-i Nûr’un şâkirdleriyle meşgul olmamalı. Çünkü kendileri üç cihetle zarar görmeleri muhtemeldir. Takvâ dâiresindeki talebeler irşâda muhtâç olmadıkları gibi, hâriçte kesretli namazsızlar var. Onları bırakıp bunlarla meşgul olmak, irşâd değildir. Eğer bu şâkirdleri severse, evvelen dâire içine girsin. O şâkirdlere peder değil, belki kardeş olsun. Fazîleti varsa, ağabeyleri olsun.1
Üç cihetle zarar aynıdır. Fakat bu zararların neler olduğunu tahmini olarak söyleyebiliriz. Şöyle ki;
1. O mürşidin enaniyeti okşandığı için zarar görebilir.
2. Hariçten Risale-i Nur'lardan istifade etmek isteyenlerin gelmesine mani olabilir.
3. Hali hazırdaki talebeler o mürşide giderek daha büyük bir nurdan uzaklaşmış olurlar.
4. İman hizmeti zarar görebilir.
5. Madem Nur talebeleri bana geliyor. Demek benim yolum daha doğru, düşünerek Risale-i Nur'a olan kendi ihtiyacını fark edemeyebilir.
6. Takva dairesindeki Risale-i Nur talebeleri ile uğraşırken irşada daha muhtaç olan namazsızları ihmal etmiş olur.
Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.300

