Bediüzzaman Hazretleri gençliğinde Siirt’e bağlı, medreseleriyle meşhur Tillo Kasabası’na gitti. Orada bulunan “Kubbe-i Hâsiye” denen tarihî bir kubbeye kapandı. Orada harika olarak “Kâmus-u Okyanus” adındaki büyük Arabca Lügatini sin harfine kadar ezberledi. Ne fikre binaen bu kamusu ezberlediği sorulduğunda şöyle demiştir:
Kâmus her kelimenin kaç mânâya geldiğini yazıyor; ben de bunun aksine olarak her mânâya kaç kelime kullanıldığını gösterir bir kâmus meydana getirmek merakına düştüm” cevabında bulundu. Fakat sonra Mısır’da ilmî bir heyetin, buna benzer bir çalışma yaptığını ve bir eser vücuda getirdiğini duyunca, bu çalışmayı yarıda bırakır. 1
Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin bahsettiği özelliklere sahip lügat, Abdurrahman el-Hemedânî tarafından kaleme alınan el-Elfâzü’l-kitâbiyye olabilir. Eser, 10. yüzyılda yazılmış olmasına rağmen ilk baskıları 19. yüzyılın son çeyreğinde yapılmıştır. Üzerinde pek çok âlim tarafından çalışmalar gerçekleştirilmiş olan bu eser, dil uzmanları tarafından daima başucu kitabı olarak kabul edilmiştir.
Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Kâmûs-u Okyanus’u 1892-93 yıllarında ezberlemiştir. Aynı yıllarda Muhammed Tevfik Bekrî, Mısır’da bazı arkadaşlarıyla birlikte Mecmau’l-lugati’l-Arabiyye’yi kurmuştur. Muhammed Tevfik Bekrî, II. Abdülhamid tarafından “ilmî vezirlik” rütbesi verilen Mısırlı bir şair ve devlet adamıdır. Bediüzzaman Hazretlerinin işittiği heyet, bu veya buna benzer şekilde Arap dili ve edebiyatına dair ilmî çalışmalar yapan farklı bir kuruluş olabilir.
Söz konusu eser, pek çok kişi tarafından incelenmiş ve çeşitli baskıları yapılmıştır. İlk defa 1885 ve 1898 yıllarında Beyrut’ta yayımlanan eser, daha sonra 1931 yılında Mısır’da da basılmıştır.
Heyet, Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru’l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak, Hayrat Neşriyat, Isparta 2013, c. 1, s.69.

