Muhtelif Meseleler

05.04.2010

6187

Sofestailik

Sofestai ne demektir? Fikirleri nelerdir? Nihilizm ve septisizim ile aynı şeyler midir?

15.04.2010 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Sofestai (ya da Sofistler), M.Ö. 5. ve 4. yüzyılda Antik Yunan dünyasında ortaya çıkan, para karşılığında eğitim veren gezgin öğretmenler topluluğunu ifade eder. En önemli temsilcileri arasında Protagoras, Gorgias, Prodikos, Hippias, Antiphon, Thrasymakhos ve Kallikles yer alır.

Sofistlerin temel fikirlerinin başında kuşkuculuk gelir. Onlar kesin, değişmez ve evrensel bilginin mümkün olup olmadığına şüpheyle yaklaşmışlardır. Bu kuşkuculuk, bilginin göreli olduğu düşüncesine yol açmıştır. Nitekim Protagoras’ın “İnsan her şeyin ölçüsüdür” sözü, bilginin nesnel değil öznel olduğunu; yani kişiden kişiye, kültürden kültüre değiştiğini ifade eder.


Bu anlayışa göre bilgi, duyulara ve algılara dayanır. İnsan neyi nasıl algılıyorsa gerçeklik de onun için odur. Bu nedenle algının ötesinde, değişmez bir hakikatten söz etmek mümkün değildir. Sofistler bu yönüyle fenomenalist bir yaklaşım benimsemişlerdir; yani yalnızca görünen dünya bilinebilir.


Bu noktada Gorgias’ın görüşü Sofist düşüncenin en radikal ve çarpıcı ifadesini oluşturur. Gorgias’a göre: Hiçbir şey yoktur. Bir şey var olsa bile bilinemez. Bilinse bile başkalarına aktarılamaz.

Bu üçlü iddia, yalnızca bilginin göreli olduğunu değil, aynı zamanda varlığın ve bilginin tamamen problemli hale geldiğini gösterir. Gorgias bu düşüncesiyle, insanın hakikate ulaşma imkânını neredeyse tamamen ortadan kaldırır. Böylece Sofist kuşkuculuk, onun felsefesinde radikal bir nihilizme yaklaşır.

Sonuç olarak Sofestai; insanı merkeze alan, bilginin göreli olduğunu savunan, mutlak hakikat fikrine kuşkuyla yaklaşan ve toplumsal düzeni insan uzlaşısına dayandıran düşünürlerdir. Özellikle Gorgias’ın “hiçbir şeyin bilinemeyeceği” yönündeki radikal görüşü, Sofist düşüncenin ulaştığı en uç noktayı temsil eder.

Üstad Bediüzzaman Hazretleri bu kişileri şu ifadelerle tanımlar:

Her şeyin vücudunu ve kendi nefsinin vücudunu inkar eden ahmak sofestailer. 1

Buna ihtimâl veren bozulmuş ve çürümüş bir akıl ile bu kâinâtı inkâr eden ahmak sofestailer. 2

Nihilizm, en genel anlamıyla “hiççilik” olarak ifade edilir; ancak bu kavram yüzeyde göründüğünden çok daha derin ve çok katmanlı bir felsefi tutumu temsil eder. Nihilizme göre yalnızca belirli doğrular değil, bizzat “doğru” kavramının kendisi bile temelsizdir. Bu anlayış, varlık (ontoloji), bilgi (epistemoloji), ahlak (etik) ve anlam (aksiyoloji) gibi felsefenin temel alanlarının tamamını kökten sorgular.


Ontolojik açıdan nihilizm, gerçekliğin nihai bir temele dayanmadığını ileri sürer. Yani varlık dediğimiz şeyin arkasında değişmez, mutlak bir öz ya da hakikat yoktur. Bu görüş, Gorgias’ın “hiçbir şey yoktur” iddiasında en radikal ifadesini bulur. Burada kastedilen yalnızca fiziksel varlıkların yokluğu değil, “gerçeklik” fikrinin kendisinin problemli olmasıdır.


Epistemolojik açıdan nihilizm, bilginin imkansızlığını savunur. Eğer sağlam ve değişmez bir gerçeklik yoksa, o gerçekliğe dair kesin bilgiye ulaşmak da mümkün değildir. Bu nedenle bilgi iddiaları temelsizdir ve güvenilir değildir. Gorgias’ın “bir şey var olsa bile bilinemez” sözü bu durumu açıkça ortaya koyar.


Septisizm (şüphecilik) ise nihilizm kadar radikal olmamakla birlikte, bilginin kesinliğine yönelik derin bir güvensizlik içerir. Septik düşünce, insanın mutlak ve değişmez bilgiye ulaşabileceği iddiasını sorgular; ancak her şeyin tamamen anlamsız ya da yok olduğunu ileri sürmez. Bu yönüyle nihilizmden ayrılır.


Septisizmin temelinde, insanın bilgiye ulaşma araçlarının (duyular ve akıl) güvenilirliğine yönelik eleştiri vardır. Duyular bizi yanıltabilir; aynı nesne farklı insanlara farklı görünebilir. Akıl yürütmeler ise çoğu zaman varsayımlara dayanır ve kesinlik taşımaz. Bu nedenle septikler, herhangi bir bilginin kesin doğru olduğunu iddia etmek yerine, “yargıyı askıya alma” (epokhe) tutumunu benimserler.


Bu anlayış Sofistlerde açıkça görülür. Özellikle Protagoras’ın “İnsan her şeyin ölçüsüdür” sözü, bilginin öznel olduğunu ve kişiden kişiye değiştiğini ifade eder. Bu da kesin ve evrensel bilginin mümkün olmadığı anlamına gelir. Ancak Sofistlerin şüpheciliği, klasik septiklerden farklı olarak çoğu zaman teorik bir hakikat arayışından ziyade pratik bir amaç taşır; yani tartışmalarda üstün gelmek ve ikna etmek.


Septisizmin önemli bir yönü de dereceli olmasıdır. Bazı septikler yalnızca kesin bilginin mümkün olmadığını söylerken, bazıları daha ileri giderek güvenilir bilgiye ulaşmanın bile çok zor olduğunu savunur. Ancak yine de tamamen nihilist bir noktaya ulaşmazlar; çünkü septisizm, en azından “görünüşler” düzeyinde bir bilgiye izin verir.


Sonuç olarak nihilizm ve septisizm arasında önemli bir fark vardır: Septisizm, “kesin bilgiye ulaşamayız” derken; nihilizm, “ne bilgi ne hakikat ne de anlam vardır” sonucuna kadar gider. Sofist düşünce, özellikle Gorgias ve Protagoras üzerinden bu iki yaklaşımın kesişim noktasında yer alır. Protagoras daha çok göreli bilgi ve şüpheciliği temsil ederken, Gorgias’ın düşüncesi bu şüpheyi radikalleştirerek nihilizme yaklaşır.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Zülfikar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 45.

  2. Bediüzzaman Said Nursi, Asa-yı Musa, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 102.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız