RİSALE-İ NUR

13.08.2025

4

"Siyah Dut'un Bir Meyvesi" Nerede Ne Zaman Yazılmıştır? Konusu Nedir?

Siyah Dut' un bir meyvesi olarak adlandırılan Risale-i Nur'daki kısımda ne anlatılmak isteniyor? Neden başlığı "Siyah Dut" olmuştur?

* *

*** ***

29.08.2025 tarihinde sordu.

Cevap

Siyah Dut’un Bir Meyvesi

O mübârek dut başında Eski Said, Yeni Said lisânıyla söylemiştir

Muhâtabım Ziyâ Paşa değil, Avrupa meftunlarıdır.

Mütekellim nefsim değil, tilmîz-i Kur’ân nâmına kalbimdir.

Geçen sözler hakîkattir, sakın şaşma. Hududundan hazer aşma.

Ecânib fikrine sapma. Dalâlettir, kulak asma. Eder elbet seni nâdim.

Görürsün en ziyâdârın, zekâvette alemdârın.

O hayretten der dâim: “Eyvâh, kimden kime şekvâ edeyim, ben dahi şaştım.”[1]

Bu metin ilk defa 17. Söz içinde yazılmıştır. Barla ’da yazılan risalelerdendir. Bu manzum hakikatler, Barla ‘da “karadut” olarak da ifade edilen, siyah dutlar veren bir dut ağacının gölgesi altında yazıldığı için, sanki o ağacın çok tatlı bir meyvesi gibi düşünülmüş. Bu ağaç Eski Barla denilen mevkide bulunan bir ağaçtır. Bediüzzaman Üstadımızın da bu ağacın meyvesinden yediği bilinmektedir.

Konu, hayatı ictimaiyeyi siyasiyeye ait olduğundan yeni Said bu konularla ilgilenmemektedir. Bundan dolayı eski Said olarak yazdığından bahsedilmiştir. Barla hayatı yeni Said dönemi olduğundan yeni Said lisanıyla ve eski Said kafasıyla yazılmıştır. Yeni Saîd dönemi sadece iman hakikatleri ile meşgul olduğu döneme verilen addır. Konu Eski Said’in konusu konuşan ise Yeni Said’dir.

Ziya paşa 19. Yüzyılda yaşayan batıcılık fikrinin en önemli savunucularından birisidir. Üstad Bediüzzaman, Ziya Paşa'yı değil Avrupa meftunlarını muhatap alıyorum diyerek, batı hayranı Müslümanlara bir hitapta bulunmuştur. Ziya Paşa'nın savunduğu fikir ile sonradan gelen batıcılık fikrini savunanlar arasındaki bariz fark, sonraki batıcılık fikri, sefahat/zevk ve eğlence düşkünü kişilerin takip ettiği bir yol haline gelmiştir.

Burada anlatılan hakikat, kaynağını Kur’an’dan almayan düşünce ve felsefeler dalâlettir/sapkınlıktır. Avrupa’ya hayran olup kendi medeniyetini terk edenler, sonunda pişman olacaklardır. Konuşan, nefsin hevesleri değil; Kur’an’a talebe olan kalptir. Hakikatin kaynağı, vahiydir. Aklını ve zekâsını buna karşı kullanan insan, en sonunda “Eyvah!” diyecektir.


[1] Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Altınbaşak Neşriyat, İstanbul 2013, S. 65


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız