İlgili yer Risale-i Nur'da şöyle geçmektedir.
...Şu kısa tarîkin evrâdı, ittibâ‘-ı sünnettir. Ferâizi işlemek, kebâiri terk etmektir. Ve bilhassa namazı ta‘dîl-i erkân ile kılmak, namazın arkasındaki tesbîhâtı yapmaktır. 1
Bediüzzaman Hazretlerinin gerek hayatındaki uygulamalarından gerekse talebelerine namaz sonrası okunan tesbihatı öğrettiği şekil, "dua-yı ism-i azam" ve "tercüman-ı dua-yı ism-i azam" tesbihlerinin de içinde olduğu uzun olan hâlidir. Kendisinden sonraki vekillerinin de uygulaması bu şekildedir. Bu sebeple, buradaki ifadeyi “uzun tesbihatı yapmak” şeklinde anlıyoruz.
Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 86.

