İlgili yer Risale-i Nur'da şöyle geçmektedir:
İkincisi: Ferâiz-i dîniyeye ve sünnet-i seniyeye tarîkat perdesi altında hizmettir. 1
Bu ifadeden şu manalar çıkarılabilir:
1. Feraiz-i diniyye (namaz, oruç, zekât, hac, helâl-haram vb.) ile sünnet-i seniyye, dînin özü ve kurtuluş vesîlesidir.
2. Tarikat, bu iki temeli yaşatmak için nefsi günahlardan arındırmak, kalbi kötülüklerden arındırmak ve nâfile ibadetlerden oluşan bir terbiye usûlüdür. Yani araçtır, maksat değildir.
3. Tarikattaki evrâd, zikir ve riyâzetler; farzları kuvvetlendirmek, sünnete muhabbet uyandırmak ve haramlardan korumak içindir.
4. Farzlar ihmal edilip tarikatın vazifeleri ile meşgul olunursa; o zaman vasıta gayenin önüne geçmiş olur; böyle bir yol “kâmil tarikat” sayılmaz.
5. Kâmil manada tarikat; "feraiz-i diniyyeye ve Sünnet-i Seniyyeye tarikat perdesi altında hizmettir.” Bu cümle, tarikatın hakikî gâyesini özetler.
Daha detaylı izahlar için;
Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, c. 1, s.15

