İlgili yer Risale-i Nur'da şöyle geçmektedir:
Ey kardeşlerim! Mühim ve büyük bir umûr-u hayriyenin çok muzır mâni‘leri olur. Şeytanlar, o hizmetin hâdimleriyle çok uğraşırlar. Bu mâni‘lere ve bu şeytanlara karşı, ihlâs kuvvetine dayanmak gerektir.1
İnsan için özellikle hayırlı, büyük ve ahirete yönelik işler ne kadar değerliyse, onların önüne çıkan engeller de o kadar fazla olur. Çünkü şeytan, insanın en çok sevap kazanacağı ve Allah’a yaklaşacağı işleri engellemek ister.
Mesela bir insan namaza başlayacak olsa, hemen "daha sonra kılarsın", "yorgunsun" gibi vesveseler gelir. Yani küçük bir ibadet bile kolayca yaptırılmak istenmez. Bir kişi Kur’an öğrenmek ya da başkasına öğretmek istediğinde, bu sefer "vaktin yok", "önce kendi işlerini hallet" gibi bahanelerle o hayırlı iş geri plana attırılır. Veya daha büyük hizmetlerde, mesela insanlara dini anlatmak veya topluma faydalı bir iş yapmak isteyen kimselerin arasına anlaşmazlık, kıskançlık veya kırgınlık sokularak birlikleri bozulur. Hatta bazen şeytan, çok sevaplı bir işi bırakıp daha az önemli bir işle meşgul olmayı bile cazip gösterebilir.
Bütün bunlar, büyük hayırların önünde büyük engeller olmasının bir sonucudur. Bu yüzden bu tür durumlarda en önemli dayanak ihlastır. Yani işi sadece Allah rızası için yapmak ve engellere aldırmadan devam etmektir.
Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 167.

