Allah Teâlâ “görüş değiştirmez”; değişen, insanlığın şartlarına göre gönderilen şeriatların hükümleridir. Tevhid, nübüvvet, âhiret, ibadet ve ahlâk gibi dinin esası bütün peygamberlerde aynı kalmıştır. Farklılaşan kısım ise ümmetlerin hâline, zamanın şartlarına ve imtihanın gereğine göre değişebilen fürûat (şeriat hükümleri) kısmıdır.
1) Din Bir, Şeriatlar Farklı Olabilir
Kur’ân’ın tasdik ettiği hakikat şudur: Allah’ın gönderdiği dinin esası tevhiddir; fakat ümmetlerin ihtiyaçları, potansiyelleri ve şartları farklı olduğu için bazı amelî hükümler, farklı şeriatlarda farklı şekilde gelmiştir. Bu, “Allah’ın fikrini değiştirmesi” değil, başlangıçtan beri ilmiyle bildiği hikmetli bir tedrîc (aşamalılık) ve terbiyedir.
2) Peygamberlerin Eğitimleri ve Şeriatleri Seviyelere Göredir
İnsanlık tek bir devirde, tek bir seviyede kalmamıştır. Bir kısım ümmetler için daha ağır hükümler, bir kısmı için daha hafif hükümler; bazı dönemlerde daha çok sosyal tedbirler, bazı dönemlerde daha kapsamlı ve külli bir şeriat gönderilmesi hikmettir. Nasıl bir talebeye her sınıfta aynı kitap okutulmaz; bu “öğretmenin karar değiştirmesi” sayılmaz, bilakis eğitim planının gereğidir.
3) Tevrat Ve İncil’in Değişmesi Ayrı, Şeriatların Yenilenmesi Ayrıdır
Ateist itirazlarında iki şey karıştırılır:
Şeriatların yenilenmesi: Allah’ın peygamberler vasıtasıyla yeni hükümler göndermesi.
Tahrif: İnsanların, kendilerine gelen vahyi zamanla bozması, eksiltmesi veya karıştırması.
Kur’ân’ın bildirdiği üzere önceki kitaplarda tahrif ve gizleme gibi insan kaynaklı bozulmalar da olmuştur. Bu yüzden hak kitapları tasdik eden ve muhafaza altına alınan Kur’ân ile hatalar düzeltilmiş, dinin aslî çizgisi son şekliyle neticeye bağlanmıştır.
4) Kur’ân “Son Ve Umumî Şeriattir”
Kur’ân, yalnız bir kavme veya bir devre değil, kıyamete kadar bütün insanlığa hitap eden umumî bir kitaptır. Bu sebeple şeriat, daha kuşatıcı, daha dengeli ve daha evrensel bir çerçevede tamamlanmıştır; bu da “Allah’ın sonradan fikrini değiştirmesi” değil, peygamberlik silsilesinin amacının tamamlanmasıdır.
Bu durumu Kur'ân şöyle haber veriyor:
Bugün, size dîninizi kemâle erdirdim, üzerinize olan ni'metimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'a râzı oldum!…” 1
Maide, 5/3.

