Ahlak

07.08.2011

5429

Kendini ve yaptıklarını beğenmek veya beğenmemek arasındaki denge

Kendini ve işlerini beğenmek İslamiyet te hiç hoş karşılanmayan bir durum olduğu gibi, kendini ve yaptıklarını beğenmemek de kişiyi atalete iter. Azmini ve şevkini kırar. Bu ikisi arasında ki denge nasıl olmalıdır?

07.08.2011 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Denge, nimeti görmekle nefsi beğenmemeyi birlikte yaşamaktır. İnsan, yaptığı hayırlı bir işte “Bu bana ait bir kemâl değil; Allah’ın ihsanı ve tevfikidir” demeli; kusur ve eksiklerde ise nefsini görüp istiğfar etmelidir. Böylece ne gurura düşer, ne de ümitsizliğe kapılır.

İslâmiyet’te yasak olan şey, insanın kendini müstakil bir meziyet sahibi bilip nefsine pay çıkarmasıdır. Çünkü gurur, amelin ihlâsını zedeler. Fakat insanın Allah’ın verdiği nimeti fark etmesi, o nimete şükretmesi ve onu hizmette kullanması başka bir şeydir. “Ben iyiyim” demek yerine, “Allah lütfetti, istihdam etti” demek doğru olandır.

Diğer taraftan, “Ben hiçbir işe yaramam” tarzındaki kırıcı ve karamsar bakış da doğru değildir. Mü’min, kusurunu görür; fakat Rahmet-i İlâhiyyeden ümidini kesmez. Kusuru nefsine verir, muvaffakıyeti Allah’tan bilir. Bu bakış, hem tevazuu korur hem de şevki muhafaza eder. Bediüzzaman Hazretleri gurur ve nankörlük arasındaki dengeyi güzel bir örnekle şu şekilde açıklamıştır:

Meselâ nasıl ki murassa‘ ve müzeyyen bir elbise-i fâhireyi biri sana giydirse ve onunla çok güzelleşsen, halk sana dese: "Mâşâallâh, çok güzelsin. Çok güzelleştin." Eğer sen tevâzu‘kârâne desen: "Hâşâ, Ben neyim? Hiç. Bu nedir? Nerede güzellik?" O vakit küfrân-ı ni‘met olur. Ve hulleyi sana giydiren mâhir san‘atkâra karşı hürmetsizlik olur.

Eğer müftehirâne desen: "Evet, ben çok güzelim. Benim gibi güzel nerede var? Benim gibi birini gösteriniz." O vakit, mağrurâne bir fahırdır.

İşte fahırdan, küfrândan kurtulmak için demeli ki: "Evet, ben güzelleştim. Fakat güzellik libâsındır. Ve dolayısıyla libâsı bana giydirenindir. Benim değildir."1

Pratik ölçü

  1. Güzel bir iş yaptığımızda, onun sahibi olarak nefsimizi değil Allah’ın tevfikini görmek.

  2. Eksik ve kusur gördüğümüzde ye’se düşmeyip; istiğfar edip daha iyisine gayret etmek.

  3. Başkalarından üstünlük vehmetmeyip; fakat hizmetten de geri durmamak.

  4. Nimeti inkâr etmeyip; nimeti nefsin malı saymamak.

Netice olarak, insan kendini değil; Allah’ın ihsanını takdir etmeli, kusurunu ise nefsinde aramalıdır. Bu denge, tevazu ile gayreti bir arada tutar; ne gurura götürür ne de atalete düşürür.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Sikke-i Tasdik-i Gaybi, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 221


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (2)

allah ebeden ve daimen razı olsun

18.06.2012

Maşallah berekallah. Allah ebeden razı olsun.

23.01.2012

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız