Yüce Rabbimiz Kur'ân-ı Kerim'de israfa ve cimriliğe vurgu yaparcasına insanı itidalli olmaya şöyle davet etmektedir.
Hem elini boynuna bağlı kılma (cimri olma); onu büsbütün geniş davranarak da açma! Yoksa, kınanmış ve pişman bir hâlde oturup kalırsın.1
Fahreddin-i Razi tefsirinde şu izahlara yer vermiştir.
Bil ki, Allah Teâlâ bir önceki ayette, Hz.Peygamber’e infâk etmesini emredince, bu ayette de, infâk etmenin adâbını öğretmiştir. Bil ki Allah, mü’min kullarının nasıl harcamaları gerektiğini, Furkan Sûresi’nde beyan ederek, “Onlar ki harcadıkları vakit ne israf, ne de sıkılkı yapmazlar, ikisi arası ortalama olur" (Furkan, 67) buyurmuş burada da, Resûlüne, aynı şekilde davranmasını emrederek, “Eli sıkı olma” buyurmuştur. Yani, "Pekçok sıla-i rahim ve hayr yolları hususunda, hem kendine, hem de ehline, çoluk-çocuğuna darlık vermek suretiyle (fazla harcama yapmaksızın) infâktan geri durma” demektir ki, bunun manası da şudur: Elini, o infâkı gerçekleştirme, açılmaktan men edilmiş, yumulu bir el gibi yapma!”. “Elini büsbütün de açma” yani “Elinde, herhangi bir şey kalmayacak derecede aşırı harcama” demektir.
Sözün neticesi şudur: Her insan için, ifrât ve tefrit olmak üzere, iki uç söz konusudur ki, bu ikisi de kınanmaktadır. Binâenaleyh cimrilik, vermeme de, eli sıkı olma da ifrattır. Büsbütün vermek, saçıp savurmak da, ifrattr ki, her ikisi de mezmûm ve kınanmıştır, kötüdür. Üstün huy, âdil ve orta olandır. Nitekim Cenâb- Hak, “Böylece sizi, vasat (örnek, mutedil) bir ümmet yapmışızdır" (Bakara, 143) buyurmuştur.2
İsrâ, 17/29.
Fahruddîn er-Razi Tefsîr-i Kebîr Mefâtîhu’l Gayb Akçağ Yayınları, 1992/ANKARA c. 14, s. 459.

