Eskişehir hapsinde Bediüzzaman Hazretleri bir yıl, talebeleri ise altı ay cezaya çarptırılmıştı. Altı ay sonra tahliye olan Hüsrev Efendi Isparta’ya döndü. Bediüzzaman Hazretleri ise cezasını tamamlayıp 27 Nisan 1936’da serbest bırakıldı ve bir yıl gözetim altında tutulmak üzere Kastamonu’ya gönderildi.
Kastamonu’da yalnız kalan Üstad Bediüzzaman Hazretleri, polislerin insani tavırları münasebetiyle Isparta talebelerini nöbetle yanına çağırmak istedi. İlk davet Bediüzzaman Hazretleri tarafından Hüsrev Efendi’ye yapıldı ve bunun için bir mektup yazıldı. Ancak kısa süre sonra gizli baskılar sebebiyle Bediüzzaman Hazretleri bu daveti geri çekmek zorunda kaldı. 4 Haziran 1936’da Bediüzzaman Hazretleri Isparta'ya çektiği telgrafta şöyle diyordu;
Ne Hüsrev ve ne de başkası gelmesin1
Bu telgraf üzerine Husrev Efendi Kastamonu'ya gidemedi.
Hazret-i Üstad’ın Kastamonu’dan Isparta’ya gönderdiği 4/6/1936 tarihli telgrafın orjinali2
Heyet, Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru’l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak, Hayrat Neşriyat, Isparta 2013, c. 2 s.657
Heyet, Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru’l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak, Hayrat Neşriyat, Isparta 2013, c. 2 s.658

