FIKIH VE İBADET

02.05.2026

5

Şafiî Mezhebinde Fasık Şahitlerle Yapılan Nikah Geçerli Olur mu?

Şâfiî mezhebinde nikâh akdinde velî ve şahitlerin adil olması gerekir. Ancak bazı Şâfiî âlimler, fâsıklığın yaygınlaştığı durumlarda fâsık velînin nikâhının caiz olabileceğini söylemiştir. Bu ruhsatın şahitler için de geçerli olup olmadığı ve bazı kaynaklarda fâsık şahitlerle nikâhın geçerli sayıldığına dair ifadeler bulunduğu belirtilmektedir. Ayrıca Dârülharp’te veya gurbette âdil şahit bulunamadığında, en az fâsık kimselerle yapılan nikâh Şâfiî mezhebinde geçerli olur mu?

09.05.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Şâfiî mezhebine göre fâsık bir kimsenin şahitliği, nikâh akdi de dâhil olmak üzere hiçbir durumda kabul edilmez. Şâfiîler, bu konuda oldukça katı bir tutum sergileyerek şahitlik yapacak kişide mutlaka "adalet" (dinî bütünlük ve dürüstlük) şartını ararlar. Şâfiî fakihleri, bu görüşlerini şu temellere dayandırmaktadır:

Doğru sözlülüğün tespiti: Şâfiîler, şahitliğin kabul edilmesini temel olarak "doğru sözlülük" üzerine inşa ederler. Onlara göre bir kimsenin doğru sözlü olduğu ancak adalet vasfıyla bilinebilir. Mâsum (günahsız) olmayan birinin haberi hem doğru hem de yanlış olabileceği için, adaletin, o kişinin doğru sözlü olduğu ihtimalini güçlendiren temel unsur olduğu savunulur. Fâsık biri de bu vasfı yitirdiği için beyanına itibar edilmez.

Değer ve saygınlık göstergesi: Şâfiî âlimlere göre şahitlik, sadece bir haber verme eylemi değil, aynı zamanda toplumsal bir değer ve saygınlık göstergesidir. Fâsık bir kimse, işlediği günahlar ve dinî hassasiyetinin zayıflığı nedeniyle bu saygınlık ve değer statüsünü kaybetmiştir; dolayısıyla kendisine şahitlik gibi önemli bir hukukî sorumluluk ve "velâyet" (yetki/üstünlük) statüsü tanınamaz.

Kur'ân-ı Kerîm'de geçen ifadeler: Şâfiî âlimleri, ilgili âyetlerde geçen "kendilerinden razı olduğunuz"1 ve "adalet sahibi"2 sıfatlarını şahitliğin geçerliliği için zorunlu birer şart olarak görürler.

Her ne kadar Şâfiî mezhebinin asıl görüşü fâsığın şahitliğini reddetmek olsa da toplumsal bozulmanın (fâsıklığın) yaygınlaştığı dönemlerde, hakların zayi olmaması için bazı istisnaî yaklaşımlar geliştirilmiştir. Ezraî ve Ahmed b. Abdullah el-Gazzî gibi bazı Şâfiî fakihleri, adalet şartını taşıyan şahitlerin bulunmadığı (fâsıklığın genel bir hâl aldığı) durumlarda, zarurete binaen mevcutlar arasındaki en iyi (nispeten daha düzgün) olanların şahitliğine başvurulabileceğini kabul etmişlerdir.

Özetle; Şâfiî mezhebinde genel prensip olarak fâsıkların şahitliği kabul edilmez. Bununla beraber, fâsık olmayan şahitleri bulmanın mümkün olmadığı durumlarda mevcut insanlar arasında en iyi olanların şahitliği kabul edilebilir.34

Kaynakçalar
  1. Bakara, 2/282

  2. Talâk, 65/2

  3. H. YUNUS APAYDIN, "ŞAHİT", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/sahit (09.05.2026).


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız