RİSALE-İ NUR

28.08.2025

8

İnsanın Kendi İradesine İtimat Etmesi / Etmemesi

"Evet, her kim ki rahmetin nihâyetsiz denizini bulsa, elbette bir katre serâb hükmünde olan cüz’-i ihtiyârına i‘timâd etmez. Rahmeti bırakıp ona mürâcaat etmez."

17. Söz'de geçen bu cümleyi izah eder misiniz?

* *

*** ***

30.08.2025 tarihinde sordu.

Cevap

“Evet, her kim ki rahmetin nihâyetsiz denizini bulsa, elbette bir katre serâb hükmünde olan cüz’-i ihtiyârına i‘timâd etmez. Rahmeti bırakıp ona mürâcaat etmez.”[1]

Allah’ın rahmeti, sonsuz bir denize benzer. Kur’an-ı Kerim’de Cenabı Hak şöyle buyurmuştur:

“Rahmetim her şeyi kuşatmıştır.”[2]

Yani Allah’ın mağfireti, lütfu, merhameti, kullarını bağışlaması, kullarına nimet vermesi her şeyi çepeçevre kuşatmıştır. Hiçbir şey yoktur ki bu rahmetin haricinde kalsın.

İnsanın iradesi, kudreti insanın çabalaması ve çalışması bir damla suya benzer. Bu damla da serap gibidir; yani varlığı çok zayıftır. İnsan ne kadar gayret etse de kendi başına hidayeti kazanacak güçte değildir. Çünkü hakikatte hidayet ve kurtuluş, Allah’ın rahmetiyle olur. İnsan, kurtuluşunu sadece iradesine bağlarsa yanılır. Çünkü irade tek başına yetmez; ama o iradeyi Allah’ın rahmetine yöneltirse, sonsuz bir denizden istifade etmiş olur.

Allah’ın sonsuz rahmetini anlayan “Ben çalıştım, ben yaptım, ben kazandım.” diyerek gurura kapılamaz. Bilir ki onun gayreti bir vesile, asıl neticeyi veren Allah’ın rahmetidir. İnsan bazen kendini kudret sahibi zanneder ama aslında acizdir. Mesela “ben sabah kesin kalkarım” diye niyet ederiz ama hastalık, uykusuzluk gibi küçük bir mâni bizi mahcup eder. İnsanın iradesinin zayıflığını, Allah’ın yardım ve inayetine olan ihtiyacını anlamak için birkaç misal verelim:

Bir öğrenci imtihana hazırlanır. Ders çalışması onun cüz’-i ihtiyarına bakar. Ama imtihan günü sağlığının yerinde olması, soruların kolay gelmesi, dikkatini toplayabilmesi… bunlar hep Allah’ın rahmeti ile mümkündür. Eğer sadece “ben çalıştım, ben kazandım” derse, rahmeti görmezden gelir. Ama “ben çalıştım, Allah da rahmetiyle yardım etti” derse doğru tavrı göstermiş olur.

Çiftçi tohumu eker (irade). Ama yağmurun yağması, güneşin çıkması, toprağın bereketli olması (rahmet) onun elinde değildir. Eğer rahmete güvenmez de sadece “ben ektim, kesin olur” derse yanılır.

İnsan doktora gider, ilaç içer (irade). Ama asıl şifayı veren Allah’tır (rahmet).

İnsan tevbe eder (irade). Ama günahını silen, kalbini temizleyen, cennetine koyan Allah’tır (rahmet).

Evet, irademizi kullanacağız ama ona güvenmeyeceğiz. Asıl güvenilecek kaynak, Allah’ın sonsuz rahmetidir. İrade bir “sebep”tir; ama sonuç Allah’ın rahmetindendir.

Ayrıca lütfen bakınız:

https://risale.online/soru-cevap/rahim-ismi

https://risale.online/soru-cevap/hidayet-sadece-allah;dan-ise

https://risale.online/soru-cevap/cuzi-ihtiyariden-vazgecmek


[1] Bediüzzaman Said Nursi, Sözler Mecmuası, Altınbaşak Neşriyat, İstanbul 2013, s.71

[2] A’râf, 7/156


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız