İslam’da günlerin uğursuz sayılması gibi bir anlayış yoktur. Nitekim Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur:
Eşyada uğursuzluk yoktur. Safer ayında uğursuzluk yoktur. Baykuşun ötmesinde de bir uğursuzluk yoktur.1
Bu hadis açıkça gösterir ki, herhangi bir günün, ayın veya olayın kendi başına uğursuzluk taşıdığına inanmak doğru değildir. Bu tür düşünceler, İslam’ın reddettiği batıl inançlar yani hurafelerdir. Müslüman için hayır ve şer Allah’ın takdiriyle olur. Günlerin kendisinde özel bir uğursuzluk gücü yoktur.
Çarşamba gününün uğursuz olduğuna dair halk arasında bazı inanışlar bulunsa da, bunların sahih dini bir dayanağı yoktur. Bazen bu inanç, "Hz. Hüseyin’in (ra) Çarşamba günü şehit edildiği" şeklinde duyumlara dayandırılmaya çalışılır. Ancak tarihi kaynaklara göre Hz. Hüseyin (ra), Kerbela Olayı sırasında, Hicri 10 Muharrem 61 (Aşure günü) şehit edilmiştir ve bu gün Miladi takvime göre Cuma gününe denk gelmektedir.2 Yani Çarşamba günüyle ilgili böyle bir bağlantı doğru değildir. Ayrıca bağlantı olsa bile, İslam âlimleri, önemli bir olayın yaşandığı günün uğursuz sayılmasının da doğru olmadığını özellikle belirtmişlerdir.
Sonuç olarak, "Çarşamba uğursuzdur" ya da "o gün yolculuk yapılmaz" hatta "bebek yıkanmaz" gibi inanışların dini bir temeli yoktur. Bunlar toplumda zamanla oluşmuş yanlış kabuller ve hurafelerdir.
Müslüman, her güne Allah’ın bir nimeti olarak bakar ve herhangi bir günü uğursuz saymaz.
Müslim, Selam 102.

