11.05.2020

4781

Borç Musibeti

Üzerimizdeki borç yükünden, helal yollarla çaba göstermemize rağmen kurtulamıyor; aksine bu yük giderek artıyor. Bunun bir hikmeti var mıdır? Bu durumdan çıkmanın bir yolu var mıdır?

25.05.2020 tarihinde cevaplandı.

Cevap

İnsanın bu dünyadaki varlık gayesini ifade etmek adına öncelikle şu hususu ifade etmek gerekir: Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de, bizlerin sürekli bir imtihan halinde olduğunu şu şekilde hatırlatmaktadır:

“O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır”1

Nitekim Bakara suresinde de bu imtihanın kapsamı şu şekilde beyan edilmektedir:

“Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.”2

Bu ayet-i kerime, sadece manevi değil, maddi kayıpların ve ekonomik zorlukların da birer imtihan vesilesi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Burada iki durum söz konusu olmaktadır:

Birincisi; kişi haram yollardan para kazanmaya çalışıyor veya faizle işletmesini ayakta tutmaya çalışıyorsa bu kesinlikle doğru değildir. Nitekim Rabbimiz faiz yiyenlerin durumunu bizlere şöyle bildirmektedir:

“Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, “Alışveriş de faiz gibidir” demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helâl, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah’a kalmıştır. (Allah, onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalacaklardır.”3

İçinde bulunduğu bu durumdan kurtulmak isteyen her mümin, vakit kaybetmeden tövbe kapısına yönelmeli; faiz ve haram ticaretin karanlığından uzaklaşarak Allah’ın sonsuz rahmetine sığınmalıdır.

İkincisi; kişi faize bulaşmadan helal ticaret yaptığı ve kimsenin de hakkına geçmediği halde borç yükünden kurtulamaz ise Sevgili Peygamberimizin şu müjdelerini dinlemeli ve sabretmelidir:

"Her kim insanların mallarını ödemek isteyerek (bir muamele sebebiyle) alırsa, Allah o kimseye ödemeyi müyesser kılar.”4

“Ödeme niyetiyle borçlanan bir Müslümanın –ki Allah onun bu düşüncesini bilir- Allah ona bu borcu dünyada ödemeyi nasip eder.”5

Rasûlullah (s.a.v) bir gün Mescid’e girdi. Orada Ensâr’dan Ebû Ümâme (r.a) denen kimse ile karşılaştı. Ona: ’Ey Ebû Ümâme, niçin seni namaz vakti dışında Mescid’de oturmuş görüyorum?’ diye sordu. ’Peşimi bırakmayan bir sıkıntı ve borçlar sebebiyle ey Allah’ın Rasûlü!’ diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v): ’Sana bazı kelimeler öğreteyim mi? Bunları okursan, Allah, senden sıkıntını giderir ve borcunu öder.’ ’Evet, ey Allah’ın Rasûlü, öğret!’ dedim. ’Öyleyse, akşama çıktın mı sabaha erdin mi şu duayı oku:“Allah’ım üzüntüden ve kederden sana sığınırım. Aczden ve tembellikten sana sığınırım. Korkaklıktan ve cimrilikten sana sığınırım. Borcun galebe çalmasından ve insanların kahrından sana sığınırım.”(Ebû Ümâme) der ki: ’Ben bu duayı yaptım, Allah benden gamımı giderdi, borcumu ödedi.6

Kaynakçalar
  1. Mülk, 67/2

  2. Bakara, 2/155

  3. Bakara, 2/275

  4. Buhari, İstikraz, 3

  5. İbn-i Mace, Sadakat, 10

  6. Ebû Dâvûd, Salât 367, 1555


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız