RİSALE-İ NUR

12.06.2020

3550

Bismillah'ın İslam Nişanı Olması Ne Demektir?

Birinci Sözde Bediüzzaman Hazretleri Besmelenin "İslâm Nişânı" olduğunu buyuruyor. Bismillah nasıl İslâm nişânı oluyor. "Bismillâh” her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. Bil ey nefsim! Şu mübârek kelime İslâm nişanı olduğu gibi, bütün mevcûdâtın lisân-ı hâliyle vird-i zebânıdır." Bunu izah eder misiniz?

24.06.2020 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Bahsettiğiniz yer Risale-i Nur'da şöyle geçmektedir:

“Bismillâh” her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. Bil ey nefsim! Şu mübârek kelime İslâm nişanı olduğu gibi, bütün mevcûdâtın lisân-ı hâliyle vird-i zebânıdır.1

Nişân kelimesi Farsça olup sözlükte “alâmet, işaret” gibi anlamlara gelmektedir.2 Besmele, “Bismillâhirrahmânirrahîm” ifadesiyle İslâm inancının özünü taşıdığı için zamanla İslâm’ın bir nişanı ve sembolü hâline gelmiştir. Çünkü bu söz, yalnızca Allah’ın birliğini kabul eden, O’nu Rahmân ve Rahîm sıfatlarıyla tanıyan tevhid inancına dayanır. Bu ise İslâm dinine özdür. Bir insanın bir işe Besmele ile başlaması, “Ben bu işi Allah adına ve O’nun rızası için yapıyorum” demesidir. Bu inanç göstergesi olan söz, İslâm’a ait açık bir çağrışım yaptığı için Besmele duyulduğunda veya görüldüğünde insanın zihninde doğrudan İslâmiyet gelmektedir.

Nasıl ki sarık, ezan, cami gibi unsurlar tarih boyunca Müslümanların hayatında sürekli yer aldığı için İslâm’la özdeşleşmişse, Besmele de aynı şekilde Müslüman kimliğinin en belirgin işaretlerinden biri olmuştur. Müslüman çocuk yazıya Besmele ile başlar, Müslüman yemeğe Besmele ile oturur, Müslüman söze Besmele ile girer. Bu yaygın ve sürekli kullanım, Besmele’yi sadece bir dua değil, Müslümanca yaşamanın görünen işareti hâline getirmiştir. Bu yüzden bir yazının başında, bir konuşmanın girişinde veya bir işin başlangıcında Besmele görüldüğünde, bunun İslâm’a ait bir davranış olduğu hemen anlaşılır.

Ayrıca Besmele, Kur’ân-ı Kerim’in başında yer alması ve surelerin çoğunun onunla başlaması sebebiyle doğrudan vahiy ile bağlantılıdır. Kur’ân’la bu kadar iç içe olması ve Kur'ân'ın özü olması da ona kutsal ve ayırt edici bir kimlik kazandırmıştır. Bu sebeple Besmele, tıpkı sarık gibi, bir şekilden ibaret olmayıp arkasında iman, teslimiyet ve aidiyet taşıyan bir İslâm nişânı olmuştur. Bu yönüyle Besmele, Müslümanın kimliğini dışa vuran en güçlü sembollerden birisidir.

Hatta "Bismillah" yani Besmele tüm semavî dinlerde ortak bir söylem olup tevhidin bir göstergesidir. Bu bağlamda Peygamber (sav) Taif dönüşü yaşadığı bir olayı aktaralım:

Resûlullâh Efendimiz’in (sav) dinlendiği bağın sâhibi olan Rebîaoğulları, Hazret- Peygamber’in hâline acıyarak O’na köleleri Addâs’la bir tabak üzüm gönderdiler. Addâs, tabağı Hazret-i Peygamber’e uzattı: “–Buyrun, yiyin!” dedi. Hazret-i Peygamber de: "بِسْمِ اللهِ" diyerek yemeye başladı. Bu söz, Addâs’ın dikkatini çekti. Şimdiye kadar hiç kimseden böyle bir söz işitme­mişti. Merak ve hayret içinde:“

–Bu sözü, buralılar ne bilir ne de söylerler!..” diye mırıldandı. Ardından yine hayretle:
“–Siz farklı bir insansınız! Buranın insanlarına benzemiyorsunuz! Siz kimsiniz?” dedi. Allâh Resûlü de:
“–Sen nerelisin, hangi dindensin?” diye sordu. Addâs:
“–Ninovalıyım, Hıristiyanım!” dedi. Resûl-i Ekrem Efendimiz:
“–Demek sen, sâlih kul Yûnus bin Mettâ’nın memleketindensin!” dedi. Addâs’ın şaşkınlığı iyice arttı:
“–Sen Yûnus’u nereden biliyorsun?” dedi. Hazret-i Peygamber:
“–Yûnus benim kardeşimdir. O, bir Peygamberdi. Ben de bir Peygamberim!” bu­yurdu.
Bu sözler üzerine Addâs’ın gönül âleminden îman pınarları fışkırmaya başladı ve şevkle yerinden kalkarak Hazret-i Peygamber’in eline ve ayağına kapanıp kelime-i şehâdet getirdi.3

Hasılı Besmele, tevhid dini olan İslâm’ın en açık simgelerinden biridir. Çünkü içinde Allah’ın birliği, kudreti ve rahmeti birlikte ifade edilir. Müslüman, Besmele ile işe başlarken hem inancını ilan eder hem de yaptığı işi Allah’a bağlar. Bu yönüyle Besmele, yalnızca bir söz değil aynı zamanda İslâm kimliğini gösteren bir nişan ve aidiyet işaretidir. Bu yüzden görüldüğünde veya duyulduğunda insanın zihninde doğrudan İslâm inancı canlanır.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 1.

  2. İbrahim Artuk, "Nişan", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2007, c. 33, s. 154.

  3. İbn-i Hişâm, c.2, s. 63.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız