Muhtelif Meseleler

11.04.2026

3

İrade Dışı Sinir Krizi Geçiren Bir Kişi Dinen Sorumlu Olur mu?

Dinen sinir krizi geçirmek nasıl değerlendirilir? Yoğun stres altında istemsizce böyle bir tepki veren, sonrasında pişman olup kendini toparlamaya çalışan bir genç günaha girmiş sayılır mı?

14.04.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Yoğun öfke, üzüntü veya stres karşısında verilen şiddetli duygusal ve bedensel tepkiler; halk arasında sinir krizi geçirmek şeklinde tanımlanırken tıpta ise farklı isimlerdeki birtakım tepki ve rahatsızlıklar kapsamında ele alınmaktadır. İnsanın kendi duyguları ve tepkileri üzerindeki kontrolünün azalmasıyla beraber bir derece istem dışıdır fakat genellikle tamamen bilinçsiz ve kontrol dışı değildir.

İslam dini, her konuda olduğu gibi duyguları dışavurma noktasında da ölçülü ve dengeli olmayı tavsiye etmektedir. Nitekim bu hususta Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmaktadır:

Gerçek pehlivan; güreşte rakibini yenen değil, öfkelendiğinde kendisine hâkim olandır.1

Bununla beraber, böyle bir tepkinin günah veya haram sayılabilmesi için gösterilen şiddetli tepkinin arka planı, sebepleri, seyri ve sonuçları birlikte ele alınmalıdır. Fıkhî boyutunu anlamak açısından Bediüzzaman Hazretlerinin şu ifadeleri önemlidir:

[اِنَّ الضَّرُورَاتِ تُبٖیحُ الْمَحْظُورَاتِ] kāidesi, yani zarûret, haramı helâl derecesine getirir. İşte şu kaide ise, küllî değil. Zarûret eğer haram yoluyla olmamış ise, haramı helâl etmeye sebebiyet verir. Yoksa sû’-i ihtiyârı ile, gayr-i meşrû‘ sebebler ile zarûret olmuş ise, haramı helâl edemez. Ruhsatlı ahkâmlara medâr olamaz. Özür teşkîl edemez. Meselâ, bir adam sû’-i ihtiyârıyla haram bir tarzda kendini sarhoş etse, tasarrufâtı ulemâ-yı şerîatçe aleyhinde cârîdir. Ma‘zur sayılmaz. Tatlîk etse, talâkı vâki‘ olur. Bir cinâyet etse, cezâ görür. Fakat sû’-i ihtiyârıyla olmazsa, talâk vâki‘ olmaz. Cezâ da görmez. Hem meselâ, bir içki mübtelâsı, zarûret derecesinde mübtelâ olsa da, diyemez ki; zarûrettir, bana helâldir.2 27. Söz, 158

Yukarıdaki metinde de belirtildiği üzere İslam hukukuna göre bir insan, zorunlu olarak veya bilinci kapalı şekilde bir fiili yapıyorsa o konuda mazur yani özürlü sayılabilir. Fakat bu zorunluluk ve bilincin kapalı olması durumu, o insanın kendi iradesiyle oluşmamalıdır. Eğer insan kendi iradesiyle bu duruma düşüyorsa yaptıklarından sorumludur; yani mazur sayılamaz. Mesela bir insan kendi iradesiyle sarhoş olsa ve cinayet işlese, bu fiilinden sorumlu tutulur.

Dolayısıyla bir insan, "zorunluluk veya bilincin kapalı olması hâli dışında" yoğun duygular yaşayıp şiddetli tepkiler verdiğinde kendine veya başkalarına zarar veriyorsa bu fiilinden sorumludur, mazur sayılmaz. Eğer "zorunlu bir şekilde veya bilinci kapalıyken" şiddetli bir tepki veriyorsa sorumluluğunun olup olmadığını tespit etmek için durumun detaylı şekilde ele alınması gerekir.

Daha önce bir sinir krizi geçirip kendine veya başkalarına zarar verdiği ve bu tepkiye neden olan tıbbi bir tanı aldığı hâlde; tepkileri yatıştırıcı veya önleyici tedavi almamak, stres yönetimi veya duygu kontrolü konularında destek almamak, iyileşmeye yönelik bir çaba içerisine girmemek ve şiddetli tepkiye yol açan işaretleri ve nedenleri fark edip tedbir almamak, kişiyi işlediği fiilden sorumlu yapacaktır. Bütün bu çabalara rağmen tepkinin zorunlu olarak ortaya çıkması durumunda kişinin sorumluluğu ortadan kalkmaktadır.

Özetle; İslam hukukuna göre sorumluluk iradeye bağlıdır. Eğer kişi bu krizleri önlemek için gerekli psikolojik desteği almıyor, stres yönetimi için çaba sarf etmiyor ve bilinen tetikleyicilere karşı tedbir almıyorsa kendi ihmali nedeniyle bu duruma düştüğü için yaptıklarından sorumlu tutulur ve günaha girmiş sayılabilir. Ancak iyileşmek için elinden geleni yapmasına rağmen tamamen iradesi ve kontrolü dışında bir patlama yaşıyorsa ve bundan derin pişmanlık duyuyorsa, bu durum bir "hastalık hâli" olarak değerlendirilip kişinin mesuliyeti söz konusu değildir.

Kaynakçalar
  1. Buhârî, Edeb, 76; Müslim, Birr, 107.

  2. Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 158


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız