Bir rekât kılındıktan sonra imama uyan kimseye "Mesbuk" denir. Son oturuşta dahi imama uymuş olsa yine mesbuk sayılır.1 Vitir namazı, yalnız Ramazanı Şerifte cemaatla kılınır. Ve imam olan zat, üç rek'atta da tekbirleri, tesmi'leri, kıraati cehren yapar, Kunut duasını ise hem imam, hem de cemaat gizlice okurlar. Ramazanı Şeriften başka günlerde ise vitiri cemaatla kılmak mekruhtur.
Vitir namazının ikinci rekatında imama uyan kimse imam ile beraber kunutu okur. Son oturuşa geldiğinde tahiyyatı okur ve bekler. İmam selam verdikten sonra kalkar, Sübhaneke, Eüzü Besmele, Fatiha ve bir miktar Kur'ân-ı Kerîm okur. Rükû ve secdelerden sonra oturur ve Tahiyyat, Salli-Barik ve Rabbena dualarını okuyup selam vererek namazını tamamlamış olur. Yetişememiş olduğu rek'atları kaza edince artık kunut duasını okumaz.2
Mesbuk, vitir namazının son rekâtinde imama uysa, "Sübhaneke'yi" okur ve imamla beraber o rekâtı kılarak teşehhüde oturur. İmam selam verdikten sonra kalkar, Sübhaneke, Eüzü Besmele, Fatiha ve bir miktar daha Kur'ân-ı Kerîm okur. Rükû ve secdelerden sonra oturur ve yalnız "Tahiyyat'ı" okur. Sonra "Allahü Ekber" diyerek ayağa kalkar, yalnız Besmele ile Fatiha ve bir miktar daha Kur'ân-ı Kerîm okuyarak rükû ve secdeleri yapar. Sonra son oturuş yaparak selam ile namazdan çıkar. Bu halde üç defa Teşehhüde oturmuş olur. Yine imamla kunut okuduğu için üçüncü rekatta kendisinin okumasına gerek yoktur.3
Bununla beraber mesbuk, ikinci rekâtın sonunda yanılarak teşehhüde oturmayacak olsa, sehiv secdesi yapması gerekmez. Çünkü bu rekât, bir yönden birinci rekât yerindedir.
Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, Bilmen Yayınları, İstanbul ts., s 169.
Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, Bilmen Yayınları, İstanbul ts., s 142.
Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, Bilmen Yayınları, İstanbul ts., s 142.

